| | Üretsiz Blog oluştur

WEB ACİL

Öksürük deyip geçmeyin.

oksuru Nezle, grip ya da soğuk algınlığı sonrasında 7-10 gün içinde geçmeyen, balgamlı, kriz tarzında peş peşe gelen, kimi zaman kusmaya neden öksürüğün astım ya da akciğer hastalıkları gibi alt solunum yolu hastalıklarından kaynaklanabileceği belirtildi.

 

Uzmanlar, bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden konunun uzmanına başvurulması ve öksürük kaynağının belirlenmesi gerektiği uyarısında bulundu.

 

Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Alerji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İpek Türktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öksürüğün üst solunum yolu hastalıklarının dışında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen akciğer hastalıklarının belirtisi olabileceğini söyledi.

 

Öksürüğün, yaşamın her döneminde bazı hastalıkların tanımlanması açısından önemli olduğunu vurgulayan Türktaş, 7 yaşından küçük çocuklarda öksürük şikayetinin çok sık görüldüğünü belirtti. Türktaş, bu yaşlardaki çocuklarda öksürüğün genellikle nezle, grip ve soğuk algınlığı ile kendini gösteren üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı ortaya çıktığını anlattı.

 

Bu hastalıkların, doğumdan itibaren görülebildiğini, özellikle kreş döneminde artış gösterdiğini dile getiren Türktaş, üst solunum yolu hastalıklarının hiçbir şekilde üşütme, cereyanda kalma, terin sırtta kuruması gibi gerekçelerle ortaya çıkmadığını, virüs kaynaklı olduğunu ve bunun da insandan insana bulaşma şeklinde yayıldığını bildirdi.

 

Türktaş, küçük çocukların yılda 7-8 kez bu tür enfeksiyon hastalıklarına yakalanmalarının doğal olduğuna işaret ederek, "Eylül’den Mayıs ayına kadar ortalama ayda bir kere, bazen ayda iki kez nezle, soğuk algınlığı ya da grip eçirilmesi çok normaldir" dedi. Buna karşın, çocuğun enfeksiyonu hangi şiddette

ve ne sürede geçirdiğinin önemli olduğuna işaret eden Türktaş, "Enfeksiyonla birlikte ortaya çıktığı düşünülen öksürük, çok hafif şiddette olmalı ve en geç 1 hafta içinde bitmeli" uyarısında bulundu.

 

"Öksürüğün kaynağı belirlenmeli"

 

Öksürüğün kaynağına dikkat edilmesi ve bunun saptanması gerektiğini dile getiren Türktaş, şunları kaydetti:

 

"Gribal enfeksiyon sırasında ya da geçmeye yakınken başlayan ve bir hafta içinde geçmeyen, yaklaşık 2 hafta-2 ay devam edebilen, balgamlı, kriz tarzında peş peşe gelen, kimi zaman kusmaya neden öksürük astımlı çocuklarda tanı koydurmaktadır.

 

Küçük çocuklar balgamı kusarak, daha büyükler ise yutarak vücuttan atar. Ancak balgam yapımını durduran ilaçlar kullanılmazsa bu durum devam edip gider. Öksürüğün, özellikle efor ve hızlı hareket etmeyle, terlemeyle, ağlamayla özellikle gece uykuda ortaya çıkması gibi belirtiler, öksürüğün alt solunum kaynaklı olduğunu düşündürür. Bu bulgular üst solunum yolu enfeksiyonları ve sinüzitte hiçbir zaman olmaz."

 

GÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Alerji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türktaş, bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden uzman doktorlara başvurulması, geç kalmadan bir an önce tanı ve tedavinin yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Emekliler, maaşlarını artık Akbank’tan alabilecek

SSK, Bağkur ve Emekli Sandığı emeklileri, maaşlarını artık Akbank’tan alabilecek. Emekli müşteriler, yaygın Şube ve ATM ağını kullanarak maaşlarını Akbank’tan almanın kolaylığını yaşıyor olacaklar.

Akbank’ın emekli müşterilere sunduğu fırsat paketi kapsamında; birikimlerini vadeli hesaba yatıran emekliler, vadeli mevduata özel faiz imkânlarından yararlanma ayrıcalığına sahip olurken, vadesiz mevduat hesapları için herhangi bir hesap işletim ücreti de ödemeyecekler. Kredi kullanmak isteyen emekliler, kendilerine sunulan özel faiz oranlarından yararlanabilecek, avantajlı bir faiz oranı uygulanan Artı Para (kredili mevduat hesabı) kredisi ile de maaş hesaplarında para olmasa bile nakit ihtiyaçlarını karşılayarak Artı Para limiti ile tüm ödemelerini zamanında gerçekleştirebilecekler. Ayrıca telefonla tıbbi danışmanlık ve yılda 2 defa  ücretsiz  ambulans hizmetinden de   yararlanabilecekler.

Araç takip sistemi şikayetleri azalttı

Bursa'da özel Halk Otobüsçüleri Odası tarafından 355 otobüse yerleştirilen elektronik takip sistemiyle müşterilerden gelen şikayet oranında yüzde 70 azalma oldu.

ara Bursa'da Özel Halk Otobüsçüleri Odası tarafından 355 otobüse yerleştirilen elektronik takip sistemiyle müşterilerden gelen şikayet oranında yüzde 70 azalma oldu. Bursa Özel Halk Otobüsçüleri Odası tarafından 6 ay önce halk otobüslerine yerleştirilen elektronik takip sistemi, şikayetleri azalttı.

Takip sistemi sayesinde geçen yıl 2 bin olan şikayet sayısının bu yılın ilk 6 ayında 200'e ulaştığını belirten Özel Halk Otobüsçüleri Odası Başkanı Akif Canıtez, takip sistemiyle şöförleri acil durumlarda anında bilgilendirme imkanı bulduklarını söyledi.

Özel halk otobüslerini tek merkezden yönettiklerini kaydeden Canıtez, "Araç takip sistemi, devreye girdikten sonra vatandaşın şikayeteri azaldı. Otobüslerimiz tek merkezden kontrol edilmekte. Anında değerlendirilen şikayetlerin sayısı ilk 6 ayında 200'e düştü. Odamıza kayıtlı 355 aracımız var.

Takip sisteminin devreye girmesiyle birlikte takip sisteminde büyük bir oranda azalmalar oldu. Daha önce tura gitmeyen araçlar, hemen tespit edildiğinden bu sorun ortadan kaldırıldı. Acil durumlarda sürücülerimize, trafik sıkıştığı zaman ya da aksaklık olduğu zaman herhangi bir güzergahın kapanması durumunda güzergahı değiştirmelerini söylüyoruz. Sürücülerimizin hızlarını da inceleyebiliyoruz. Hız sınırını aştıkları zaman sistemden onları uyarıyoruz" dedi.

LCD EKRANLAR YERLEŞTİRİLİYOR

Özel halk otobüslerinin içerisine LCD ekran uygulamasıyla birlikte vatandaşları bilgilendirmeye başladıklarını ifade eden Canıtez, otobüsler içerisine kameralı takip sistemi yerleştirerek şöförün hal ve hareketlerinin izleneceğini kaydetti.

Canıtez, "Araçlar içerisine güvenlik kamereları yerleştiriliyor. Şöförün hal ve hareketleri ile yolculara yönelik uygulamaları gözlem altına alındı. Yolcularımızın şikayet ve önerileri için odamıza ait web sayfası oluşturuldu. Wireless sistemi 10 otobüsümüzde aktif halde. En kısa süre içerisinde bu sistemi tüm otobüslerde uygulamayı istiyoruz" diye konuştu.

Geleceğin MSN Virüslerine Hazırmıyız ?

msn Halk diline MSN olarak geçen Live Messenger üzerine bir çok haber çıksa da,önemli bir noktayı kaçırıyor gibiyiz.
Hatta hep geriden geliyor gibiyiz.
Çoğu zaman,binlerce kişiye sahte bir e-posta gittikten sonra medya uyarı yapabiliyor.

Tabi ki medya her zaman görevi kötü niyetli kişilerin geliştirdiği düşünceleri takip edemiyor. Çünkü burası Türkiye ve her sabah kalktığımızda hiç düşünmediğimiz bir olayı,manzarayı ekranlarda görebiliyoruz.
Gündem çoğu zaman yoğun oluyor.
Fakat en azından teknoloji ile ilgilenen kişilerin bu konulara değinmesi,geçmişte değil gelecekte olabilecek virüslerden bahsetmesi bu şekilde daha bu zararlı çalışmalar çıkmadan  halkta onlara kanmayacak bilincin oluşması bana daha iyi niyetli bir çalışma gibi geliyor.

Bu çorbada tuzum olması amacıyla ben de düşüncelerimi paylaşacağım.

İlk olarak;şu an MSN'de durum nedir diye düşündüğümüzde karşımıza çıkan manzara,normalde sıradan görüşmeler yaptığınız bir arkadaşınızın birden size "Merhaba X sitesine gir,şunu kazan!" şeklinde mesajlar yolladığını görüyorsunuz.Fakat bu numara o kadar çok denendi ki artık nerede ise kimse inanmıyor.

Peki şöyle düşünün,aynı arkadaşınızı şöyle görüyorsunuz.Oturum açmış ve durumu meşgul olarak gözüküyor.Kişisel iletisinde ise "Acil olarak XXXX'in anlamı lazım,aranıyor!" diye bir söz var.Siz iyi niyetli olarak,arama motorlarına XXXX yazıyorsunuz ve çok spesifik bir kelime ile ilgili olan bu sorgu sonucunda yine ilk kısımdaki gibi X sitesine giriyorsunuz ve makinanıza virüs bulaşıyor.

Çünkü olayın arka planında arama motorlarına XXXX kelimesinin anlamı sorulduğunda kendi sitesini en üstte çıkaran ve bu şekilde gelecek ziyaretçilerin bilgisayarlarına virüslü dosyayı gönderecek kötü niyetli bir web sitesi sahibi var.

Bu şekilde düşündüğümüzde,daha önceki sahte mesajlara inanmayan bir çok kişinin bu numaraya kanacağı görülebilir.

Peki başka ne şekilde olabilir;

Örneğin,şu an "Fake Mail" olarak bilinen başka birinin adı ile e-posta gönderilebilen servisler var.Mesala A,B kişileri ve kötü niyetli kişi olduğunu düşünün.Kötü niyetli kişi A kişisinin B kişisini tanıdığını bildiği için onun adına bir e-posta atıyor.
Ne var bunda A kişisi açmaz diyebilirsiniz.
Fakat bu e-postanın konusu bölümüne "Selam :):):)" gibi isim koyduğunda MSN'nin alt tarafında karşı taraf Selam şeklinde bir mesaj yazmış gibi kutu çıkacaktır.":) :) :)" simgeleri ise gülen yüz şeklinde çıkacağından kişi karşı tarafın anlık ileti yazdığına büyük olasılıkla inanacaktır.
Kişi buna tıkladığı an bir kaç saniye içinde maile gidecektir.
Mailin içine kötü niyetli kişi tarafından yazılan "sana yazdıklarım gelmiyor,şu kısayolda benle ilgili bişe var!" gibi mesajlar veya direk mailin içine gömülmüş zararlı bir kod ile bilgi çalabilir.

Daha bir çok örnek verilebilir ama işin önemi  "Geçmişteki değil gelecekteki virüsleri tartışmalıyız!" fikrini görebilmekte,bu konuda fikir jimnastiği yapmakta yatıyor.

Alanya'da denizanası paniği


Denizanaları, Ege ve Marmara'dan sonra Akdeniz sahillerinde de görüldü.

dan Alanya'nın doğusunda bulunan Tosmur, Mahmutlar ve Demirtaş sahillerinde denizanaları görülmeye başlandı. Geçen Cumartesi gününden beri 30 dolayında denizanası ile temas eden tatilciler Alanya Devlet Hastanesi'ne başvurdu. Hastaneye gelen vatandaşların acil serviste amonyaklı su ile vücudun denizanası ile temas eden bölümü temizlenirken hastane kayıtlarına böcek ısırması olarak kaydedildi.

3G hayatımızı değiştirecek

3 30 Temmuz'da başlayan 3G teknolojisi ile çok daha hızlı, görüntülü ve güvenli iletişime kavuşacağız. Cebimizden bugünkü internet hızının 72 katına çıkıp, mobil TV izleyeceğiz


10 soruda 3G

1-Adı nereden geliyor. 3G ne demek?

3G'nin İngilizce anlamı '3rd Generation' yani üçüncü nesil kablosuz telefon teknolojisi demek. Bu sistemde hızlar artık megabitlerle ifade edilmekte ve 2Mbps hızına ulaşmaktadır. Hızdaki bu artış özellikle internete ve dolayısıyla da bilgiye erişim açısından alışılan erişim kavramına yeni bir boyut getiriyor.

2- Peki yeni bir telefon gerekiyor mu?
Evet. Çünkü mevcut 2G'li telefonlarla 3G'nin nimetlerinden yararlanılamıyor. Mesela görüntülü konuşmak için bu tip telefonların önünde de bir küçük kamera bulunuyor. Türkiye'deki abonelerin yaklaşık 6.5 milyonunda 3G'li telefon var.

3-Gündelik yaşantımız nasıl değişecek? SİM kartlı buzdolabı
üretildiği doğru mu?..

Evet doğru. 3G insanların sosyal hayatını da direkt etkileyen bir olgu. Örneğin, 3G teknolojisine uyumlu üretilecek SİM kartlı buzdolaplarıyla cep telefonundan buzdolabında kaç paket süt kaldığı görülecek, buna göre eve gelmeden markete uğranacak. Ayrıca, rutin iş toplantılarının büyük bölümü görüntü teknolojisi sayesinde video konferans ortamına kayacak. Öğrenciler, mobil cihazlarıyla uzaktan dersleri takip edebilecek; doktorlar hastalarının tedavilerini cepten izleyebilecek.

4- Görüntülü konuşmayı halihazırda bilgisayardan yapabiliyorum. Peki bana 3G'nin ekstra avantajı ne getirecek?
Bir kere 3G ile mevcut standart internet hızının 72 katına ulaşılacak. Yani çok daha hızlı. Bu da kesintisiz görüntülü iletişimi mümkün kılacak. Yani 2G'deki sesli konuşmanın yanı sıra karşınızdaki kişiyi canlı olarak görerek de sohbet edebileceksiniz.

CEP'TEN KESİNTİSİZ MAÇ
5-Bu kesintisiz görüntü sayesinde maç da izlenebilecek mi?
Evet, 3G ile mobil TV teknolojisinde bir çığır açılıyor. Cep telefonları üzerinden kesintisiz TV izleme olanağınız var. Ayrıca maçların golleri, flaş haberlerin görüntülerini izlemek mümkün olacak.Bu hizmetler bedava mı, yoksa ekstra ücret ödemek gerekiyor mu,

6-Yeniden bir 3G aboneliği başlatmak gerekli mi?
Perşembe günü başlayacak sistem için GSM şebekeleri başvuru toplamaya başladı bile. Turkcell, Vodafone ve Avea ekstra bir abonelik ücreti almayacağını açıkladı. Görüntülü konuşmanın da normal fiyattan devam etmesi bekleniyor. Aslında daha kısa sürede daha çok bilgi gönderimi olacağı için fiilen birim fiyatlar da düşmüş olacak. Çünkü 3G ile internet üzerinden dosya gönderimi fazlasıyla hızlanacağından, kullanıcılar kendi müziklerini ve dosyalarını arkadaşlarıyla kolayca paylaşabilecek. Bu işlem daha hızlanmış olacak.

ÜÇ DAKİKADA FİLM İNDİR
7-Cepte internet uzun süredir var?.. 3G'nin cazip tarafı ne ki,
insanlar şimdikini bırakıp bunu tercih etsin?
Evet ama 3G'nin interneti şimdikinden çok daha hızlı. Mesela şöyle bir örnekle bu sürati açıklamak mümkün. Bugünkü mevcut internet hızı ile 6.5 saatte indirilen bir filmi 3-4 dakikada indirmek mümkün. Web sitelerinin açılması çok daha hızlı olacak.

8- Hep işin eğlence ve magazin tarafları anlatılıyor. 3G sadece bu mudur yani?
Elbette hayır.  Üçüncü sorunun cevabında gündelik hayata etkisini anlattık. Biraz daha açalım. Bu teknolojiyle dünyada 'teletıp' adı verilen bir yöntem gelişti. Bu sistem Türkiye'de de işlerlik kazanacak. Şimdiden bazı hastaneler sisteme adım attı. Mesela Anadolu'nun ücra köyündeki bir hasta sadece film göstermek için büyükşehire inmek zorunda değil. Hastalardan elde edilen veri ve görüntüler, hızlı bir şekilde sağlık merkezlerine aktarılabilecek.
Bu ambulansla hastaneye taşınan bir hasta için de geçerli. O kişinin sağlık durumuna göre acil serviste tedbir alınacak.

YENİ CEPLER 3G'Lİ OLSUN
9-Kontörlü hat abonesiyim. Faturalı hatta geçmem gerekir mi?
Hayır. kontörlü hatlar da 3G'den yararlanabilir. Kontörlü hatlarla internete bağlandığınızda bedelini peşin olarak kontör satın alarak ödeyeceksiniz. Yalnız, internet erişimindeki iletişim vergisinin düşürülmesi henüz yasal olarak kontör fiyatlarına yansıtılmadı.
Yani kontörlü hat sahipleri yasal düzenleme yapılana kadar, faturalı abonelere göre biraz daha pahalı internet kullanacak.

10-Telefonumu değiştirmeyi düşünüyordum. Şimdi 3G'li telefon mu almak lazım?
Gelişen teknolojiye uyum sağlamak için evet. Şu an Türkiye pazarında satılan cep telefonlarının 6 tanesinden biri 3G'li. Normal telefonlara göre daha pahalı olduğu doğru. Ama internet erişimi, görüntülü konuşma, hızlı e-posta alışverişi ve mobil TV özellikleri göz önüne alınırsa hesaplı bir model satın alabilirsiniz... Ayrıca GSM operatörleri kampanyalı
3G telefon satışları başlatıyor.

Kaspersky 2010 final sürümü çıktı (İndir)

Kaspersky 2010 kapsamlı veri güvenliği aracıdır, sadece anti-virus koruması sağlamakla kalmaz aynı zamanda bilinmeyen tehlikelere, kimlik ve şifre çalıcılara karşı da koruma sağlar.

Yeni sürüme baktığımızda en büyük gelişim fishing olarak adlandırılan şifre, kimlik, kart bilgilerini çalmaya yönelik web sitelerini engellemek için geliştirmeler yapıldığı göze çarpıyor. Tarayıcılar geliştirilmiş eklentileri bile bulunuyor. Yazılım güncelleme ve virus veritabanı geliştirilmiş.

Kaspersky 2010 ile Gelen Yenilikler

Kullanıcıdan gelen bilgilere bağlı olarak Kaspersky Güvenlik Ağı kullanımı artırıldı, tehditlere yanıt süresi azaltıldı. Servis yeni tehlike türlerini tespit etme ve etkisiz kılma için gerekli zamanı en aza indirmeyi hedefliyor. Kullanıcı bir programı başlattığında, servis Kaspersky Lab sunucusunda bulunan izin verilenler listesini ve acil saptama sistemi listesini karşılaştırarak kontrol ediyor.

Casusları Durdurun
Kişisel kullanıcı verilerinin koruması genişletildi ve geliştirildi. Mesela, Kaspersky 2010 otomatik olarak dikkatsiz kullanıcıların şifre/kimlik bilgileri çalıcı web sitelerinden gelen erişimlerini engeller, keylogger programlarını bloke eder.

Güvenli Sohbet
Yeni IM Anti-Virus eklentisiyle anlık mesajlaşma yazılımlarının güvenliği sağlanır, zararlı yazılımlar engellenir.

Özel Casusları Durdurun
Ekran görüntüsü çekerek, klavye tuşlarını casusluğunu yapan uygulamalara karşı koruma sağlar. Geliştirilmiş sanal klavye eklentisi bilgilerinizi güvende tutmaya yardımcı olacak.

Kaspersky 2010’un anti-virus kernel’i önemli ölçüde geliştirildi, kötü niyetli yazılımları tespit etmek artık daha etkili. Uygulama önceki sürümlerle kıyaslandığında daha iyi bir performans veriyor.

Kaspersky Araç Çubuğu ve özel Oyun Modu
Zararlı ya da güvenli olmayan sitelere karşı sizi uyarması için Internet tarayıcıları için Kaspersky Araç Çubuğu geliştirildi. Özel oyun modu sayesinde oyun oynarken sizi rahatsız etmemesi için hem uyarılar hem de güncelleme ve taramalar erteleniyor.

Kurtarma Diski Oluşturun
Rescue Disk yaratımı geliştirildi. Temizlenemeyen virusleri kökünden silmek için yerinde bir uygulama.
Saydığımız özelliklerin yanı sıra ayrıca yazılımın arayüzünde ve altyapısında birçok yenilik bulunuyor.

Kaspersky 2010 Sistem Gereksinimleri

Windows XP işletim sistemi için en düşük Intel Pentium 300 MHz işlemci (ya da eş değer) ve 256 MB bellek. Vista içinse Pentium 800 MHz (ya da eş değer) ve 512 MB bellek gerekiyor. Ayrıca sabit diskinizde de 300 MB boş alan gerekiyor.

Kaspersky 2010 İndir

Kaspersky Internet Security 2010 İndir(61.7 MB - Deneme Sürümü)

Kaspersky Anti-Virus 2010 İndir(55.4 MB - Deneme Sürümü)

Akrep sokmasında ne yapmalı

akrep_sokmasi Kene, hanta virüsü, domuz gribi derken bir gerçeği unuttuk... Akrep sokması. Geçtiğimiz hafta akrep sokması nedeniyle hayatını kaybedeb 11 yaşındaki İrem'in acısı hala ailesini yakarken, akıllara bir kaç soru geliyor. Akrep sokması nedir? Böyle bir durumda neler yapılmalıdır? Ülkemizde kaç çeşit zehirli akrep var? Akrepler neden insanları sokar? Ve bu sorular uzayıp gidiyor. Biz de Türkiye'nin tek böcek uzmanı ve Ziraat Yüksek Mühendisi Derya Ulaşoğlu'na sorduk.

 

Derya Ulaşoğlu

 

Ulaşoğlu'nın ilk olarak verdiği bilgiler şunlar: "Akrepler hayvanlar aleminin Arthropoda şubesi, Arachnida(örümceğimsiler) sınıfında yer alan, üzerleri kalın bir kitin tabakası ile kaplı morfolojik yapıları nedeniyle çok kolay tanınan eklem bacaklılardır. Varlığı ve zehirlilikleri çok eski çağlardan beri bilinen akrepler hastalık etkenlerini taşımazlar.

 

Dünyada 1500 akrep türü vardır.Bunlardan 20-25 tanesi öldürücü etkiye sahiptir.Türkiye’de bulunan 19 türden 8 tanesi zehirlidir.Bunlardan da 3 tanesi çok zehirli, 5 tanesi onlara göre daha az zehirlidir.Akrepler 3-8 yıl yaşar;ancak bazı türler 10-15 yıl yaşamaktadır."

 

Ülkemizdeki zehirli akrepler hakkında bilgi alabilirmiyiz?

 

Ülkemizdeki zehirli akrepler Buthidea familyasına bağlı aşağıdaki türlerdir.

 

Leirus quinquestriatus (Death Stalker)

 

1) Adıyaman, Diyarbakır,Urfa (Birecik) ,Kahramanmaraş,Hatay,Antep (Kilis)’te görülmektedir.

2) Ortalama 10 cm uzunluğunda bulunan bu akreplerin kuyruğunun 5.seğmenti siyahtır.Vücut rengi sarı renklidir.

 

3) LD50 =0,16-0.50 mg/kg ‘dır.

4) Afrika (Cezayir,Chad,Mısır,Etopya,Libya,Mali,Niger,Somali,Sudan,Tunus)

Asya (Mısır,İsrail,Ürdün,Kuveyt,Lübnan,Oman,Katar,Suudi Arabistan,

Suriye,Türkiye,Yemen,Birleşik Arab Emirlikleri)

 

b) Androctonus crasscicauda

 

1) Kalın kuyruklu akrep

2) 8cm uzunluğundaki bu akrep düz siyah veya kahverengidir.

3) LD50 = 0,08-0.50 mg/kg)

4) Mardin,Diyarbakır,Batman ,Urfa ‘da görülmektedir.

5)Ölüm olaylarının % 50 ‘si bu türden kaynaklanmaktadır.

6) Azerbeycan,İran,Irak,Suriye,Ürdün,Suudi Arabistan’da görülmektedir.

 

7) Eve yakın yaşama eğilimindedir.

 

d) Hottentotta saulcyi

 

1) Mardin Akrebi.

2) Ortalama 13cm uzunluğundaki bu akrebin kuyruğunun 5. ve 6. seğmenti siyahtır,Vücut rengi sarı renklidir.

 

3) LD50 = 1,01 mg/kg ‘dır.

 

d) Mesobuthus gibbosus

 

1) Akdeniz,Ege,İç Anadolu,Doğu Anadolu’da Erzincan,Tunceli.Trakya’da da görülmüştür.

2) LD50= 10 mg/kg

3) Eve yakın yaşama eğilimindedir.

 

2) Akrep sokma vakalarındaki belirti ve bulguları öğrenebilirmiyiz?

 

Belirti ve Bulgular

 

Yanıcı ağrı, eritem (deride kızarıklık), şişlik ,tansiyon değişiklikleri, çift görme, bilinç kaybı,ağızdan köpük gelme,karın ağrısı,bulantı ,havale ,kusma ,kasılma sorunu, yerinde duramama , aşırı terleme ,koma,,bazı kişilerde alarjik reaksiyon olarak anaflaktik şok.

 

İlk Yardım:

Sokulan yer su ve sabun ile yıkanmalıdır.

Ağrıyı azaltma amaçlı kısa süreli buz kullanılabilir.

Turnike (bağlama), kesme,amanyok uygulama yapılmamalıdır.

 

Akrep sokmalarında akrebin zehirinin cinsine göre vucutta aşırı bir adrenalin deşarjı olmakta bu da damarlarda ani spazm (büzüşme) ve pıhtı oluşumuna yol açmaktadır. damarlarda ani oluşan bu değişiklikler de etkiledikleri damara göre kalp krizi, inme, hatta ani ölümlere yol açabilmektedir. ayrıca yine akrebin cinsi ve zehiri ile de bağlantılı olarak kalpte ciddi hayati tehtid edici ritm bozuklukları oluşabilmektedir. Ülkemizde zehirli akrepler açısından önemli bir kuşakta yer aldığından halkın ve hekimlerin bu konuda bilinçli olması gerekmektedir. erken dönemde akrep serumu verilmesi hayat kurtarıcı olmaktadır ; ancak akrep serumu verilen hastalarda da kardiyovasküler (kalp ve damar sistemi) risk azalsa da devam ettiğinden hastalar sokma sonrası en az 48 saat müşade altında tutulmalıdır. Bundan sonra da 1 haftaya kadar komplikasyon riskinin devam edeceği konusunda hasta ve ailesi uyarılarak sık kontrollere çağrılmalıdır.Nitekim böyle vakalar görülmektedir.

 

Akreplerin etki şekli nasıldır?

Akrebin türü, yaşı, büyüklüğü, ısırma sayısı, aktardığı zehir miktarı, hastanın yaşı, sağlık durumu, soktuğu vücut organı gibi faktörlere bağlıdır.

 

Akrepler insanları neden sokar?

Akreplerin avı insan değildir.Onlar hamam böceği,çekirge,ufak kertenkele vs. beslenirler.Avlarının peşinde koşarken yanlışlıkla sokarlar.Eğer üstüne uyurken basmışsanız kendini tehlike altında hissedip sokabilir.

 

İstanbul’da zehirli akrep var mı?

İstanbul akrepleri az zehirli gruptaki ’Euscorpius italicus ‘tur .Bunlar alerjik insanlarda ‘anaflaktik şoka’ neden olabilir. İstanbul’da heran çok zehirli akrep görülebilir. Eşya, sebze, meyvelerin içinde bir bölgeden bir bölgeye taşınabilir.

 

 

Türkiye ve dünyadaki akrep zehirlenmesi vakası ve ölüm oranı hakkında bilgi alabilir miyiz.?

Sadece Batman’da 2009 yılında son üç ayda 250 akrep sokma vakası yaşanmıştır.Mardin’de 2007 yılı Haziran ayında 194,Temmuz ayında 379 olmak üzere son iki ay içinde toplam 573 kişi akrep sokması sonucu hastaneye başvurmuştur.Başka sayısal bilgi bulunamamıştır.2007 yılında ölümü basına yansıyan 10 çocuk ölüm vakası vardır.19 Temmuz,2009 ‘da Diyarbakır Çınar ilçesi Yaprakbaşı köyünde yaşayan İrem Aktop kalın kuyruklu akrep sokması sonucu vefat etmiştir.Yine aynı köyden 7 yaşındaki Esra Çelebi 9 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra yürüyemez halde taburcu edilmiştir;ancak belirtiler akrep soktuğu yönündedir .Köye gidip incelemelerde bulundum. Akrep konusunda çalıştığını internetten bulduğum Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekim yardımcısı Dr.Mehmet Boşnak ’a rica ettim.Memnuniyetle kabul etti.Esra’nın yürüyememe nedeni araştırılıyor. Aileyede gerekli maddi desteği vereceğime söz verdim.Yaprakbaşı köyünde son 15 yılda 4 kişi akrep sokmasından ölmüştür.

 

Amerika’da zehirli akrep olmasına rağmen 11 yılda 4 ölüm olmuştur..Amerika Zehir Danışma Hattına gelen bildirimlerde 2006 yılında toplam 16,232 kişi akrep tarafından sokulmuştur.Her yıl ortalama sokma sayısı 13.000 ‘dir.En fazla ölüm her yıl 1000 kişinin öldüğü Meksika’dadır.Yabancı kaynaklar akrep ölümlerini az gelişmiş ülke sorunu olarak değerlendirmektedir. Bu ülkemizde yıllardan beri bilinen bir sorundur.

 

Ülkemizde 2007-2009 yılları arasında ölümü basına yansıyan, ulaşabildiğim 11 kişidir.Rakam mutlaka bu sayının çok üzerindedir.

 

ÖNERİLER

 

"Bu öneriler kendi deneyimlerim dışında ölen çocukların köylerine bizzat giderek hazırlanmıştır.Son iki yılda 13 ölüm vakası incelenmiştir.Cumhuriyet kurulduğundan beri süregelen bu aksaklıkların bir çırpıda düzelmesi zaten beklenemez.Bu konuda Sağlık bakanlığı ,Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Sn.Dr.Seracettin Çom’un kişisel çabası inkar edilemez..Tüm akdemisyen ve uzmanları tek tek arayarak ,bizzat görüşerek en iyi hizmeti vermeye çalışmaktadır.Herşeyi devletten beklemek yerine herkes üzerine düşeni yapmalıdır.Öneriler saklanmamalı,paylaşılmalıdır.Sponsor firmalar çıkmalıdır.Devlet ile bu konuda işbirliği yapılmalıdır.

 

19 Temmuz,2009 yılında akrep sokması sonucu Diyarbakır’ın Çınar ilçesi Yaprakbaşı köyünde ölen İrem Aktop’un babası akrebe tedbir alamayışları için şunu söyledi: "İmkanımız o kadar elverişli değil.’ Ferhan Aktop (21 Temmuz,2009)"

 

 

Akrep sokması sonucu eğer akrep kaçtıysa o sırada akrebi yakalama ve aramaya çalışmak için vakit geçirilmemelidir.Çok zehirli bu akreplerlere acil müdahale gereklidir.Süratle en yakın hastaneye gitmelidir.Saniyeler önemlidir.Akrebin türü de tedavi aşamasında önemli olduğu için evde kalanlar yakalamalıdır.Evde herzaman kalın eldiven ,uzun cımbız ve boş kavanoz bulundurulmalıdır.

 

 

Köylerde her ailenin aracı yoktur.Bu durumla karşılaşma riskine karşı uygulanacak muhtar kanalıyla acil eylem planı oluşturulmalıdır.

 

 

Kırsal kesim vatandaşı hayvan sokmalarına karşı eğitilmelidir.Akrep türleri gösterilmelidir.Bu konuda eğitmenler köy köy gezmelidir.Okul öğretmenlerinden destek alınabilir.Yaşadığı bölgedeki tehlike ve riskleri bilmek durumundadırlar.

 

 

Sokan akrebi yakalamaya çalışırken tekrar sokma vakası gerçekleşebilir.Çok dikkatli hareket edilmelidir.Akrepler kuyruklarını çok değişik hareket ettirebildiği unutulmamalıdır.

 

 

Biyolojik savaş uygulanabilir.Bir milyondan fazla öldürülen tavuklar kuş gribi açısından faydalı olmuştur;ancak iyi bir akrep yiyici oldukları unutulmamalıdır.

Tavuk dışında ördek ve baykuşta akrep yemektedir.

 

 

Halkın sosyo-ekonomik durumu önemli faktördür. Çok ilkel şartlarda yaşamaktadırlar.Çoğunlukla yerde uyumaktadırlar. Çatı kalitesi düşük odun malzeme ve saman ile de çatı kapatılmaktadır. İşte bu noktalar akreplerin saklanma ortamıdır. Elektrik dolabı ve bozuk prizler içinde de saklanmaktadır. Gece aktif olan akrepler saklandığı yerden çıkarak avını ararken yanlışlıkla insanı sokmaktadır. Evlerinin hemen etrafında biriktirilen malzemeler (odun yığınları, tezek yığınları vs.) saklanma açısından risk oluşturuyor.Evler yapılırken bu standartlar uygun ise izin verilmelidir.

 

 

Kırsal evlerde yaşayan insanları hayvan sokmalarından korumak amacıyla ‘örnek köy,örnek ev’ projesi acilen uygulanmalıdır.Sponsor yardımı alınmalıdır.Basın desteği istenmeliir. Sokma uyurken,kıyafet ve ayakkabı giyerken ev içinde veya ev çevresinde olmaktadır.Yada tarlada örneğin karpuz hasad ederken elinizi sokabilir;çünki altında saklanmış olabilir.Gündüzde sokma olayları görülebilir.

 

 

Yapılan projede herşeyi devletten beklemekte doğru değildir.Gönüllü insanlar oluşturmakta önemlidir.Devletten destek beklenebilir.

 

 

‘Hayvan Sokmalarından Korunma Vakfı’ kurulabilir.Burada amaç mağdur ailelere ve riskli alandaki insanlara yardım,eğitim götürmektir.Sağlık Bakanlığı ve Tarım bakanlığında böyle bir yapılanmada olmalıdır.

 

 

Konut içinde gereksiz, fazla eşya olmamalıdır.

 

 

Eve yakın taş yığınları, tezekler olmamalıdır. Altında hayvan saklanabilir.Bu

malzemeler ile uğraşırken kalın eldiven giyilmesi önemlidir.

 

 

Pencerelerde sineklik olmalıdır. Sinekliğin altından hiçbir şey geçmeyecek şekilde olmalıdır. Aksi takdirde fırçalı modellerde, altından her tür böcek konut içine girebilir.

 

 

Alınan eşyalar dört ayaklı , yüksek modeller olmalıdır.Kırsal kesim insanında durum farklıdır. Onlar direkt halıya oturmaktadır.

 

 

Uyurken yere eşya bırakılmamalıdır.

 

 

Kapalı ayakkabı ve kıyafet, eldiven giyerken çırparak giymelidir. İçerisinde saklanmış olabilir. Ayakkabı ve eldiven, kıyafet içi el içine sokularak kontrol edilmemelidir. Bu sırada yeniden sokulabilirsiniz.

 

 

Konut içinde kapı kenarları ve süpürgeliklerdeki boşluklar kapatılmalıdır.

 

 

Konuta yakın yerlerde odun yığınları, çalı, çırpı ,tezek yığınları, taş yığınları olmamalıdır. Bulundurulmamalıdır.

 

 

Yazın akrep sokma vakaları olsada kışın da olabileceği unutulmamalıdır.

 

 

Böcek sokma olayında 24 saat açık ‘Zehir danışma Hatları’ gerekirde doktor ve hasta yakınları tarafından aranmalıdır.

 

 

Böcek sokma olayında risk oluşturmadan, böcek kapalı kavanozda %85’lik saf alkol veya kolonya içinde hastaneye getirilmelidir.

 

 

Tatile gittiğiniz tatil köyünde veya otelde, pencerede standarda uygun sineklik

yoksa, kapı altı açıksa risk altında olduğunuzu unutmayınız. Orman içinde şezlonga uzanırken dikkatli olunuz.

 

 

Şehir merkezinde konutlarda yaşayan insanlarda akrep riski taşımaktadır.Mimar ve inşaat mühendisleri görsellik kadar zararlı kontrolüne yönelik konut yapmalıdır. Bu konuda üniversitelerde eğitim almalılardır. Yapılan işler ticari kaygı ile yapılmamalıdır.

 

 

Konutun aşırı yeşillendirilmesi, duvarlara uzanan yeşillikler risk oluşturmaktadır.

 

 

Terliksiz gezen çocuklar risk oluşturuyor. Ne yazıkki çok sayıda çocuk bu halde gezmektedir.

 

 

Duvar taş gözenekleri de risk oluşturmaktadır. Saklanma ortamıdır.

 

 

Böcek bilgi ve resimleri olan CD hazırlatılıp tüm sağlık kuruluşlarına gönderilmelidir. Sağlık personelinin kullanımına açılmalıdır. (Şifreli web olabilir).

 

 

Sağlık personeline bu konuda eğitim verilmelidir. Akrep serumu kullanımı ve riskleri konusunda eğitim almalıdırlar. Hasta tam donanımlı hastaneye mağdur çok ağırlaşınca gönderilen vakalar vardır. Burada tek sorumlunun akrep olmadığının gözden kaçmayacağı denetim sistemi olmalıdır.

 

 

İhmal olduğunu düşünen hasta yakını hakkını aracayak ekonomik güce sahip değildir. Eğer şikayetçi olursak hastaneye işimiz düşünce bizimle uğraşırlar diye düşünmektedirler. Nitekim seçenekleri yoktur. Bazı sağlık personeli de bizi şikayet mi ettiniz diye hesap sormaktadır. Vatandaşın nasıl hakkını arayacağı netleşmelidir. Personel denetleneceğini bilmelidir.

 

 

‘Hayvan sokma olayları’ bu konuda görevlendirilen bir ekip tarafından yerinde detaylı incelenmelidir. Aksi takdirde önlemler konusunda bir adım atılamaz.

Bu ekip olayın olduğu köyde eğitimi organize etmelidir. Bu ailelere başınız sağolsun demeye giden bir ekip yalnız olmadıklarını hissetirecektir.

 

 

‘Serum Üretim Merkezi’ süratle iyileştirilmelidir. GMP şartlarına göre üretilmeyen, ruhsatsız serumlar kullanılmamalıdır. Bu konuda 2003 yılında çıkan GMP yönetmeliğe uyulmalıdır.

 

 

Tüm akrep sokma vakaları kayıt altına alınmalıdır. Hangi tür soktuğu araştırılıp, kayıt altına alınmamaktadır. Bu tip kayıt yoktur. Vakalar incelenmelidir. En çok hangi hata yapılıyor, hangi tür öldürmüş bu bilgiler aydınlığa çıkartılmalıdır.

 

 

‘Zehir Danışma Hatları’ dünya teknolojisini takip edecek düzeye getirilmelidir. ‘Amerikan Association of Poison Control Centers(AAPCC) düzeyine getirilmelidir.

 

 

Tüm hastanelerdeki jeneratörlerin kalitesi denetlenmelidir.

 

 

Serumlar +4 C ‘de buzdolabında saklanabilir; ancak taşınmaları soğuk hava zinciri ile olmalıdır.

 

 

Tüm akrep sokmasından ölümler bildirimi zorunlu grupta olmalıdır.Aksi takdirde kayıt tutulamaz. Öldüren tür tespiti mutlaka araştırılmalı, kayıt edilmelidir.

 

 

Period (yıl),Cases (Olay sayısı) ,Deaths (Ölüm Sayısı) , Mortality Rate (Ölüm oranı) ve Species (Türler) kayıt altına alınmalıdır. Bu rakamlar sağlık bakanlığı web sayfasından duyurulmalıdır. Aksi takdirde daha fazla tedirginlik oluşturur. Bilinçlenme açısından da önemlidir.

 

 

Hastane ve sağlık ocağında serum bulundurulması zorunlu olmalıdır. Bazı vakalarda hastanede serum olmadığı gözlenmiştir. Sağlık birimi stokları merkezden denetlenmelidir.

 

 

Böcek sokma olayından sonra öfkeye dönen aile zararlıyı öldürüp atmaktadır. Söylendiği üzere tür tespiti tedavide önemlidir. Her türün etki şekli farklı olabilmektedir.

 

 

’ Halkı paniğe sürüklemek istemiyoruz’ düşüncesi bırakılmalıdır. Gerçek rakamlar bilinirse herkes daha dikkatli olacaktır. Eğitim her vakada tespiti detaylı yapılmış yanlışlıkları giderme amacıyla düzenli verilmelidir.

 

‘Halk ,biz paniğe sürükleniyoruz,açıklamayın’ yaklaşımında zaten değil.Açıklama yapınca ne yazıkki suçlanıyorsunuz.Bazı akademisyenlerin sırf gündeme gelmek için bilimi kirletip yanlış bilgi vermesi çok sakıncalıdır.

 

 

 

Bu konuda deneyim kazanmış doktorlar deneyimlerini makaleleştirmektedirler, bazen de vakit bulamamaktadırlar. Bu bilgilerin toplanacağı merkez oluşturulmalıdır. Akrep sokması konusunun işlendiği konferans düzenlenmelidir.

 

 

Hayvan barınaklarında var olan zararlılarda akrepleri eve çeker. Hayvan barınakları ve depo evden uzak olmalıdır.

 

 

Köy yollarının toprak olması hızlı hastaneye gitmesine engel teşkil etmektedir.

 

 

Evde halılar parça parça olmamalıdır. Halının altına da saklanabilir. Halılar duvardan duvara, kenarları sıfır korumalı monte edilmelidir.

 

 

Evin etrafında duvarda oluşan (taş ve kerpiç ev) çatlak , yarıklar kapatılmalıdır. Taş duvar gözenekleri de riskdir.

 

 

Bahçedeki kuru yapraklar düzenli toplanmalıdır.

 

 

Akrep sokmaları ile ilgili bilimsel konferanslar düzenlenip,bilgi alışverişine zemin hazırlanmalıdır.

 

 

Olanakları olmuyan kırsal kesim evlerinin içleri ve ahırları halk sağlığı ilacı ile ilaçlanmalıdır. Bunu devlet üstlenebilir.

 

 

Ev etrafındaki taş yığınları , kuru yapraklar uzaklaştırılmalıdır.

 

 

Ev içinde saklandığı düşünülen çatı vs. çok iyi izole edilmelidir; yada tamamiyle değiştirilmelidir.

 

 

Ev etrafında malzeme yığını olmamalıdır.

 

 

Büyük şehirdeki her okulun kırsaldaki bir okul ile kardeş okul olması da önemlidir.

 

 

Riskli alanda yaşayanlar uyumadan önce evlerini kontrol etmelidirler.

 

 

Hayvan otlatmaya giden insanlarda yanlarında cep telefonu taşımalıdır.

Ağaca astığı kıyafetini kontrol ettiği gibi dönüşte de çantasını kontrol etmelidir.

 

 

Hayvan sokmalarına karşı buzdolabında buz bulundurulmalıdır.

Internetin Sonu mu geldi?DoS Zaafiyeti

Internetin çalışması için gerekli en temel protokollerden birisi DNS’dir. DNS domain isimleriyle ip adresleri arasında çözümleme yaparak bizleri ulaşmak istediğimiz sitelere/sistemlere kolaylıkla ulaştırır. Bir nevi arkadaşlarımızın cep telefon numaralarını ezberlemek yerine adres defteri kullanmak gibi.

DNS çalışmadığı zaman ne olur?

E-posta sistemi çalışmaz, web sayfalarına isimlerini kullanarak (www.google.com gibi) girişler imkansız hale gelir, kısacası internet durur.

DNS Sunucu Yazılımları

DNS hizmeti veren çeşitli sunucu yazılımlar bulunmaktadır. ISC Bind, DjbDNS, Maradns, Microsoft DNS yazılımları bunlara örnektir. Bu yazılımlar arasında en yoğun kullanıma sahip olanı ISC Bind’dır. Internetin %80 lik gibi büyük bir kısmı Bind dns yazılımı kullanmaktadır.

DOS Atakları

DOS(Denial Of Service) hizmet dışı bırakma saldırısıdır. Bir servis DOS’a maruz kalırsa çalışmaz, bir network DOS’a maruz kalırsa ulaşılamaz. DOS saldırıları risk açısından sınıflandırıldığında acil kategorisinde yer alır.

BIND 9 Dynamic Update DoS Zaafiyeti

28/07/2009 tarihinde ISC Bind yazılım geliştiricileri tüm Bind 9 sürümlerini etkileyen acil bir güvenlik zaafiyeti duyurdular. Duyuruya göre eğer DNS sunucunuz Bind9 çalıştırıyorsa ve üzerinde en az bir tane yetkili kayıt varsa bu açıklıktan etkileniyor demektir.

Aslında bu bind 9 çalıştıran tüm dns sunucularını etkiler anlamına geliyor. Bunun nedeni dns sunucunuz sadece caching yapıyorsa bile üzerinde localhost için girilmiş kayıtlar bulunacaktır ve açıklık bu kayıtları değerlendirerek sisteminizi devre dışı bırakabilir.

Güvenlik Açığı Nasıl Çalışıyor?

Açıklık dns sunucunuzdaki ilgili zone tanımı(mesela:www.lifeoverip.net) için gönderilen özel hazırlanmış dynamic dns update paketlerini düzgün işleyememesinden kaynaklanıyor.

Açıklığın sonucu olarak dns servisi veren named prosesi duruyor. Yani DNS hizmeti veremez hale geliyorsunuz.

Açıklıktan korunma yolları:

Güncelleme: Açıklığı gideren yeni sürüm bind paketleri yayınlandı. Güncelleme yaparak bu açıklıktan korunabilirsiniz. Aşağıdaki adresler güncel bind paketlerine ait.

Güvenlik Duvarı/IPS: Güvenlik duvarı ya da Intrusion Prevention System üzerinden dns sunucularıan gelen nsupdate mesajlarını engelleyerek açıktan korunabilirsiniz.

Linux Iptables ile engelleme: Aşağıda yazan iptables kuralı ile açıklığı network seviyesinde engelleyebilirsiniz(kural denenmemiştir, debian tartışma listesinden alıntıdır).

#iptables -A INPUT -p udp –dport 53 -j DROP -m u32 –u32 ‘30>>27&0xF=5′

Kötü senaryo: DNS UDP üzerinden çalışıyor, bu açıklığın exploiti de internette dolaşıyor. Hayata küsmüş kötü niyetli bir hacker internetin çalışmasını birkaç yüz paketle sekteye uğratabilir ve dns paketlerinde rahatlıkla ip spoofing yapılabileceği için kimin yaptığı da bulunamaz.

Açıklık ile ilgili detay bilgiler: www.isc.org/node/474

Uzman yorumu: "Piyasalara nükleer bomba atıldı"


Finansonlin ve Mynet Finans yazarlarından Ali Ağaoğlu bugün yaşanan siyasi gelişmeleri ve piyasalara olan etkisini değerlendirdi.

Politik kargaşanın çok ciddi boyutlara taşındığını dile getiren Ağaoğlu, şu tespitlerde bulundu; 

"Yurt içindeki politik kargaşa çok ciddi boyutlara taşındı. AKP'nin kapatma davasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın sözlü açıklaması öncesinde yapılan Ergenekon soruşturması dahilinde önemli bazı isimlerin tutuklanması adeta bir "nükleer bomba" etkisi yaptı.

Yurt içindeki bunca kargaşanın yanı sıra Avrupa borsalarında da çok ciddi satışlar yaşanıyor. Alman (DAX) ve Londra (FTSE) endeksleri dışındaki (şimdilik kaydıyla) bir çok borsada yeni dipler görülüyor.

Ha keza Dow Jones future'ları 100 puandan fazla kayıpla 12,230'larla yeni dip seviyelerini gördü.

Yaşanmakta olan krizin sanıldığı kadar kolay atlatılamayacağını, hasarın çok ciddi boyutta olduğunu değişik defalar belirtmiştim. Ortalığın adeta "kan gölüne" dönmesine sebep olan bu satışların yavaş yavaş sonuna doğru yaklaşıyoruz. (Henüz daha bitmedi ancak Dow Jones'ta 10,600-750 ve İMKB 100'de de 32500 seviyelerinde alımlar gelmeye başlayacaktır.)

ABD borsaları 10700 ile yeni dip gördükleri sırada bizdeki politik gerilim yerini "yumuşamaya" bırakmamışsa 30060 seviyelerine kadar bile bir sarkma yaşanabilir.

20 Haziran ki "Altın, Petrole "Payanda" oldu!" yazısının sonundaki uyarı notunda da belirttiğim gibi 38038'in kırılmasıyla 35400 ve 32500'lerin yolu açılmıştı. Bu seviyelerin görülmesi sonrasında kısa süreli de olsa bir "durulma" ya da cılız bir "toparlanma" görülebilir.

Ancak yaşanan politik gerilim oldukça ciddi ve en azından bu yaz boyunca da ciddiyetini koruyacak görünüyor..."